3 Günde Paris


Sadece bir hafta sonunuz varsa: yılbaşı, bayram, iş toplantısı, hafta sonu tatili gibi bir Paris gezisi damaklarda yıllarca unutulmayacak bir tat bırakır. Doymazsınız ama hep bir gün bir kere daha geleceğiniz günün hayaliyle yaşaraınız.

Ne olursa olsun neticede Paris'tesiniz. Medeniyetin, aşkın, mimarinin, sanatın başkenti.
Bu kısa sürede size güzel bir güzergah yapmaya çalıştık ki zamanı maksimum verimle kullanalım.

Öncelikle otel seçiminden başlayalım. Mutlaka merkezde bir otel bulmamız gerek. Otelin kaç yıldızlı olacağı sizin bütçenizi ilgilendirir ama 1,2,3,4,5,6,7 ya da 8. Arrondissement'da olması metro, taksi gibi seçenekleri daha az kullanmamızı sağlayacak.

Gezi sırasında dar zamanda en verimli ve en hızlı gezme heyecanıyla biraz yorulacağız ama değecek buna inanın.

1. GÜN


Gezimize şehrin kuzey tarafıyla başlayacağız.
Sabah erken saatlerde kalkalım ki Paris'te hayat 09:00 gibi başlar.

1- Önce Chatelet'de bir café & croissant la başlayalım. Yarım saat insanların işe koşturması, gelip geçenleri izleyerek keyif yapabiliriz.

2- Hemen yanında bulunan Beaubourg'a geçip pompidou merkezini görelim. Paris'in ara sokaklarını ve butiklerini keşfedelim.

3- Louvre müzesi için çok uzun bir süre gerekiyor. Eğer sanat sevdalısıysanız mutlaka en az 3-4 saatinizi müze gezisine ayırabilirsiniz. Yok hayır sadece önünde fotoğraf çektirip geçecekseniz 4. maddeye atlayın.

4- Louvre Müze'sinden çıkınca hemen önünde bulunan Jardin Tuileries'den yürüyerek geçip Concorde Meydanı'na ulaşalım. Burası Paris'in en önemli meydanlarından birisidir. Mısır'dan getirilen Dikili Taşı ve heykellerini gezip devam ediyoruz.

5- Meydanı karşılayan büyük cadde Champs Élysées bulvarı. Güzel bir parkın içinden yürüyerek caddeye çıktığınızda alış verişin ve restoranların sıra sıra dizildiği upuzun bir caddeye çıktığınızı unutmayın. Cadde üstündeki kafelerde dinlenenin. Öğleden sonra sandviç atıştırması ya da bir hafif yemekle biraz dinlenceden ve keyiften sonra cadde baştan sona gezilip alış veriş yapılabilir.

6- Caddenin sonunda sizi Arc-De-Triomphe (zafer takı) bekliyor. Mutlaka görün ve fotoğraf çekin.

Eğer yorulduysanız Zafer Takı'nın ordan Metro ile ya da çok uzak değilseniz yine yürüyerek ki (ben yürümeyi tercih ederim) otelimize dönüp dinlenelim.

2. GÜN

Şimdi Fransız kahvaltımızı bugün gezeceğimiz noktada (le petit dejeuner) alalım. Café ve croissant. Ile de la Cité yani Seine nehri üzerinde bulunan adacıklar bugüün başlangucı. Paris'i neredeyse iki eşit parçaya bölen ve tam ortasında da bulunan 2 adayla muhteşem bir bir görsel şölen bizi bekliyor. Adalara ulaşmak için hepsi birbirinden meşhur köprüleri kullanıyoruz.

Ben adanın başında bulunan Pont Neuf'ü kullanmanızı öneririm. (köprü üstü aşıkları filmini de izlediyseniz iyice bir anlam kazanacaktır.) Not: Paris'te bulunan tüm köprü grafiği için tıklayınız.




1- Kahvaltıdan yaklaşık 3-5 dk yürümeyle ada üzerinde ki Notre Dame de Paris katedralini ziyaretle başlayalım. Bu muhteşem eserle ilgili detay için tıklayın. Gotik mimarinin belki de en önemli eseri.
Önünde günün her saati içerisini ziyaret etmek için uzun bir sıra bulunur. Mecburen sıraya girip beklemek durumundayız. Ücretsiz bu gezi yarım saat ila bir saatimizi alacaktır. Beklerken bu muhteiem meydanın havasını solumak, fotoğraf çekmek için de bir fırsat. İçerisi gezildikten sonra Katedralin hemen yanında başka bir sırada katedralin en üstüne çıkmak ve gargouille'lerle yani kilise üstünde gördüğünüz dışa doğru çıkıntılı o heykelcikleri yakından görebilecek ve Paris'e yukarıdan bakma fırsanıtınız olacak. Bu gezi ücretini biraz önce verdiğim linkten öğrenebilirsiniz.

2- Notre Dame ziyareti sizi biraz yormuş olabilir hemen arkasında ki Square Jean parkında biraz dinlenebilir. Ücretsiz wi-fi ve wc'den yararlanabilirsiniz. Ya da üşenmezseniz Pont des Arts köprüsünde aşkınızı ebediyete kilitleyebilirsiniz bir asma kilit ile...

3- Biraz dinlendikten sonra yine aynı ada üzerinde 5 dk lık yürümeyle ulaşacağınız Adalet Sarayıyla iç içe geçmiş bir muhteşem kilise sizi bekliyor. Sainte-Chapelle. Boulevard du Palais üzerinde ki bu kilise muhteşem vitraylarıyla gerçekten görülmeye değer.

4- Sainte-Chapelle gezisi bittikten sonra bu sefer Rive Gauche yani seine nehrinin sol tarafında ki tarafa geçeceğiz.Pont Saint Michel köprüsünü kullanarak tabi etrafın fotoğraflarını çekerek ilerleyince Fontaine Saint Michel'i göreceğiz. Bu muazzam sanat eserine çeşme ya da suyla ilgili bir tanım yapmak hoş olmuyor. gördüğünüz zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız. Öğle saatleri olması icabıyla Fontaine Saint Michel'in karşı sokağından Rue de la Huchette'e girerseniz onlarca yemek çeşidiyle bir sürü restoran sizi bekliyore olacak. Karnınızı isterseniz hint isterseniz çin isterseniz fransız yemekleriyle ya da hiç bulaşmayım ben derseniz bir dönercide doyurun ve biraz dinlenin.

5-Öğleden sonra dilerseniz Saint-Michel'den bineceğiniz metroyla (sarı hat) ya da günlük bisiklet alarak bisikletle ki ben bunu tercih ederdim Seine nehri boyunca ilerleyerek La Tour Eiffel'e ulaşcağız.
La Tour Eiffel kimi Parisliler için şehrin bu güzellikleri yanında metal ve anlamsız bir yığın geri kalan dünya içinse işte Paris'e geldik tamam demenin bir göstergesi. Ama önemi tartışılmaz. Champ de Mars parkına 1889 yılında mühendis Gustave Eiffel tarafından yapılmış ve ismi de gördüğünüz gibi kendisine aittir; yüksekliği 301 metre. Kuleyi yürüyerek ort.4-6 € ve asansörle 8-10 €'luk seçeneklerle çıkış şansıznız var.

Mutlaka bir şekilde çıkın ve şehrin muhteşem manzarasını doyasıya izleyin. Sevdiğinize kulenin üstünde vereceğiniz bir öpücükle bu anı ölümsüzleştirin.

Muhtemelen yoruldunuz ve saatler akşam olduğunu gösteriyor. Otelimize dönüş yolunda güzel bir restaurant seçip akşam yemeği yiyelim ertesi güne güç toplayalım.

3. GÜN


Artık Paris kahvaltılarına alıştık. Bazı Amerikan kafeleri (Breakfast in Ameirca) yumurtalı, sosisli kahvaltılar veriyor burda ama en güzeli yine geldiğimiz şehri tanımak ve yaşamak olduğu için biz son günümüze de café&croissant ikilisyle başlayalım.

Bugün ne yazık ki son günümüz gezemediğimiz o kadar çok yer var ki. Ama elimizden geldiğince en azından en önemli yerleri gezelim istiyoruz.




1- Kahvaltı sonrası Marais'ye uğrayıp Paris'in ilk meydanı olan Place de Vosges ve Fransız edebiyatı'nın muhteşem ismi Victor Hugo'nun evini ziyaretle başlayacağız. Marais sokaklarında butikleri keşfedip ara sokaklardan Place de Vosges'a çıktığımızda Hugo'nun evinide keşfetmiş olacağız.

2- Biraz meydan da dinlendikten sonra hemen yanında bulunan Fransız Devrimi'ni simgeleyen Bastille meydanını ziyaret edip bu devasa meydana bakan kafelerde bir şeyler atıştırabilir ve içebiliriz.

3- Bastille meydanınan bineceğimiz metroyla (mor hat) Glaerie Lafayette e ulaşacağız. Bu nokta daha çok kadın okuyucularımız için önemli çünkü dünyanın en önemli alışveriş merkezi diyebiliriz. Dilerseniz eşiniz alış veriş yaparken dilerseniz sonrasına birlikte en üst katına çıkarak Paris'in muhteşem panaromik manzarasını Eiffel Kulesi eşliğinde izleyip bir kahve içebilirsiniz.

4- Bugünün son durağı yine Paris'e özgü sanatsal ve dinsel bir nokta. Montmarte ve Basilique du Sacré Coeur . Galerie Lafeyette'ten çıkınca (Yeşil hatlar) takip edilerek Pigalle'e ulaşacağız.

Önce Sacré Coeur merdivenleri çıkılır. Paris'in belki en dik yokuşunu burada göreceksiniz. Sizi biraz yorabilir ama bana güvenin ki hiç pişman olmayacaksınız.

Sacré Coeur bazilikası  Neo-Byzantine tarzında 1919 yılında yapılmış ve 400 metre yüksekliğiyle Paris'i panaromik gören yerlerden birisi. Bol bol fotoğraf çekenleri göreceksiniz siz de es geçmeyin ve hem Paris'i tepeden hem de bazilikayı görsel olarak ölümsüzleştirin.

5- Basilikanın arkasında bulunan mahalleye (Sanatçılar Tepesi -Montmarte) geldiğiniz zaman ufacık bir mahalle sizi içine saracak. Ne büyük sanatçılar(Dali, Van Gogh, Picasso vb.) Paris'e gelip buralarda yaşamış Frasız sanatçılar hep burayı tercih etmiş. Her sokağında tarihi koklayacağınız bir mahalle. Karikatürünüzü çizmek isteyen ressamlar, resim galerileri, ufak ufak kafeler, restoranlar içe içe geçmiş ama cıvıl cıvıl insanı içine saran bir yer. Biraz soluklanmak gezilen yerleri sindirmek için bir şeyler içebilirsiniz. Daha sonra yine aşağı doğru ara sokaklardan inerken bir çok ünlü insanın evine rastlayabilirsiniz.

Evet ne yazık ki 3. günümüzü bitirdik ve sıra akşam yemeği, biraz dinlence ve ülkeye dönüşe geldi.

Umarım bu kısa gezinti için size iyi bir rehber hazırlayabilmişimdir.

Daha uzun kalışlarınız için yine linklerden 5 gün Paris ve 7 gün Paris seçeneklerine de göz atın.


Size yardımcı olabilecek yol haritaları için ise buraya tıklayınız.

0 comments:

Yorum Gönder

Siz de tecrübelerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.