5 Günde Paris

Paris için 5 gün yeterli bir süre değil ama en azından şehiri biraz daha iyi tanıyabiliriz.
Sizler için 5 günlük bir program hazırladım.

Kısa süreli tatillerde merkezde olan bir otel (1,2,3,4,5,6,7 ya da 8. Arrondissement'lar gibi) olması metro, taksi gibi seçenekleri daha az kullanmamızı sağlayacak. Biraz yorulacağız ama değecek buna inanın.

1. GÜN



1. Eyfel Kulesi ve Champ de mars


Güne Eyfel Kulesi gezisiyle başlayalım.

La Tour Eiffel kimi Parisliler için şehrin bu güzellikleri yanında metal ve anlamsız bir yığın geri kalan dünya içinse işte Paris'e geldik tamam demenin bir göstergesi. Ama önemi tartışılmaz. Champ de Mars parkına 1889 yılında mühendis Gustave Eiffel tarafından yapılmış ve ismi de gördüğünüz gibi kendisine ait. Yüksekliği 301 metre. 4€ ve 8 €'luk seçeneklerle yürüyerek ya da asansörle çıkış şansınız var.


Mutlaka bir şekilde çıkın ve şehrin muhteşem manzarasını doyasıya izleyin. Sevdiğinize kulenin üstünde vereceğiniz bir öpücükle bu anı ölümsüzleştirin. Gece de ayrı bir havası vardır. Eğer vakit bulursanız ışık oyunları arasındaki Eyfel Kulesi'ni de izlemek ayrı bir keyif olacaktır.


2. Les Champs-Elysées


Eyfel kulesi gezisi sonrası karşı tarafa yürüyerek Arc De Triomph'a geleceksiniz. Zafer Takı'nı geçtikten sonra aşağı doğru süzülen o çok büyük bulvar Champs Élysées.


Caddeye çıktığınızda alış verişin ve restoranların sıra sıra dizildiği upuzun bir caddeye çıktığınızı unutmayın. Cadde üstündeki kafelerde dinlenenin. Öğlen sandviç atıştırması ya da bir hafif yemekle biraz dinlenceden ve keyiften sonra cadde baştan sona gezilip alış veriş yapılabilir.

3. Concorde Meydanı


Caddeden aşağı doğru güzel bir parkın içinden geçerek Concorde Meydanı'na ulaşalım. Burası Paris'in en önemli meydanlarından birisidir. Mısır'dan getirilen Dikili Taşı ve heykellerini gezip devam ediyoruz. Jardin Tuileries meydanı Louvre müzesine bağlar.

4. Louvre Müzesi


Louvre müzesi için çok uzun bir süre gerekiyor. Eğer sanat sevdalısıysanız mutlaka en az 3-4 saatinizi müze gezisine ayırabilirsiniz.




Yok hayır sadece önünde fotoğraf çektirip geçecekseniz 5. maddeye atlayın.

5. Saint-Germain-des-Prés


Louvre müzesi insanı baya bir yorar. Müzeden sonra karşıya geçeceğiz. Pont Royal'den karşıya geçtiğinizde Saint- Germain Des Pres'de olacaksınız. Bu sanat ve üniversite dolu sokakları gezerken karşınıza enfes yemekleriyle bir çok restoran da çıkacak.

Cafe des MagotsCafe de Flore


Herhangi birinde yemeğinizi yedikten sonra Boulevard Saint Germain üzerinde bulunan Café de Flore'da bir kahvenizi ya da bir şarap eşliğinde keyfinizi uzatabilirsiniz tıpkı Sartre, Beauvoir, Camus ve birçok ünlü düşünür gibi. Ya da benzer şekilde Les Deux Magots'a da oturabilirsiniz. En az 10 € gözden çıkarılmalıdır.

Cafe de Flore Menüsü için tıklayınız. (pdf)
Les Deux Magots Menüsü için tıklayınız (pdf)

2. GÜN



1. Notre-Dame de Paris


Notre Dame de Paris katedralini ziyaretle başlayalım. Bu muhteşem eserle ilgili detay için tıklayın. Gotik mimarinin belki de en önemli eseri. Önünde günün her saati içerisini ziyaret etmek için uzun bir sıra bulunur. Mecburen sıraya girip beklemek durumundayız. Ücretsiz bu gezi yarım saat ila bir saatimizi alacaktır. Beklerken bu muhteşem meydanın havasını solumak, fotoğraf çekmek için de bir fırsat. İçerisi gezildikten sonra Katedralin hemen yanında başka bir sırada katedralin en üstüne çıkmak ve gargouille'lerle yani kilise üstünde gördüğünüz dışa doğru çıkıntılı o heykelcikleri yakından görebilecek ve Paris'e yukarıdan bakma fırsatınız olacak. Bu gezi ücretini biraz önce verdiğim linkten öğrenebilirsiniz.

notre-dame katedrali


Notre Dame ziyareti sizi biraz yormuş olabilir hemen arkasında ki Square Jean parkında biraz dinlenebilir. Ücretsiz wi-fi ve wc'den yararlanabilirsiniz.


Biraz dinlendikten sonra yine aynı ada üzerinde 5 dk'lık yürümeyle ulaşacağınız Adalet Sarayıyla iç içe geçmiş bir muhteşem kilise sizi bekliyor. Sainte-Chapelle. Boulevard du Palais üzerinde ki bu kilise muhteşem vitraylarıyla gerçekten görülmeye değer.


2. Le Centre Pompidou - Pompidou Kültür Merkezi


Kilise gezilerinden sonra Chatelet'ye geçerek yarım saat kadar insanların işe koşturması, gelip geçenleri izleyerek keyif yapabiliriz. Gençlerin yoğun olduğu bir mahalledir Chatelet.

pompidou meydanı

Hemen yanında bulunan Beaubourg'a geçip Pompidou merkezini görelim. Paris'in ara sokaklarını ve butiklerini keşfedelim. Pompidou meydanında ki sanat gösterilerini izleyelim ve sanat parkını gezelim.

3. Marais


Pompidou'nun hemen arkasında ki mahalledir Marais. Marais'nin ara sokaklarında gezinirken muhteşem butiklere rastlayacaksınız. Aynı zaman konsept kafeler, restoranlar ve butikler ilgi çekici. Bu arada yorulanlar için özellikle Louvre'un, Champs-Elysées ve Concorde Meydanı'nın oralarda sıklıkla görebileceğiniz bisiklet taksiler var ki dakikası 1€'dur. İnsan faytonu tadında gezinti yapabilirsiniz.

Marais shoppingMarais sokakları


Paris'in ilk meydanı olan Place de Vosges'a kadar devam edelim ve Fransız edebiyatı'nın muhteşem ismi Victor Hugo'nun evini ziyaret edelim. Yorulursak da ortasındaki Place de Vosges parkına oturalım yalnız burada internet yok ama susayanlar için güzel bir çeşmesi var.

Place de Vosges Place de Vosges Parkı

Biraz Vosges meydanında dinlendikten sonra hemen yanında bulunan Fransız Devrimi'ni simgeleyen Bastille
meydanını da ziyaret edip bu devasa meydana bakan kafelerde bir şeyler atıştırabilir ve içebiliriz.

4. Opéra et Grands Magasins


Bastille meydanından bineceğimiz metroyla Opera binasına ve büyük alış merkezlerinden Galerie Lafayette ve Printemps'ı ziyaret edeceğiz. Opera Binasını gezdikten sonra ki kısım biraz kadın okuyucularımıza hitap ediyor sanırım. çünkü dünyanın en önemli alışveriş merkezine geldik diyebiliriz. 
Paris Opera meydanıOpera Binası

Galeri Lafayette ParisPrintemps Paris

Dilerseniz eşiniz alış veriş yaparken dilerseniz sonrasına birlikte en üst katına çıkarak Paris'in muhteşem panaromik manzarasını Eiffel Kulesi eşliğinde izleyip bir kahve içebilirsiniz.

3. GÜN



1. Le château de Versailles


Versailles Sarayı'nın muhteşemliğini mutlaka duymuşsunuzdur. Bir RER C treniyle kolayca ulaşabilirsiniz. büyük bahçelerini gezerken pique-nique (piknik) yapabilirsiniz. Eğer yanınıza yiyecek bir şeyler almadıysanız satış noktalarından yiyecek temin edebilirsiniz. Bu pique-nique gerçekten büyük bir keyiftir. Şatonun etrafında ki büyük kanalı takip ederek Marie Antoinette'in fabrikası ve çiftliğini de gezerek bitirelim. Yine aynı yolla geri dönüyoruz.


Yalnız yazarken kısa sürse de inanın oldukça uzun süren bir geziye çıktığımızı unutmayalım. Hemen bir gidip geliriz gibi bir düşünce olmasın kafanızda.

2. Saint Michel


Rive Gauche'un en güzel noktalarından birisi Fontaine Saint Michel'i göreceğiz. Bu muazzam sanat eserine çeşme ya da suyla ilgili bir tanım yapmak hoş olmuyor. gördüğünüz zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız.


Akşama yakın saatler olması icabıyla Fontaine Saint Michel'in karşı sokağından Rue de la Huchette'e girerseniz onlarca yemek çeşidiyle bir sürü restoran sizi bekliyor olacak. Karnınızı isterseniz hint isterseniz çin isterseniz fransız yemekleriyle ya da hiç bulaşmayım ben derseniz bir dönercide doyurun ve biraz dinlenin.

4. GÜN



1. Montmartre


Bugünün ilk durağı yine Paris'e özgü sanatsal ve dinsel bir nokta. Montmarte ve Basilique du Sacré Coeur. Pigalle'e metroyla ulaşılır ve önce Sacré Coeur merdivenleri çıkılır. Paris'in belki en dik yokuşunu burada göreceksiniz. Sizi biraz yorabilir ama bana güvenin ki hiç pişman olmayacaksınız.


 

Sacré Coeur bazilikası Neo-Byzantine tarzında 1919 yılında yapılmış ve 400 metre yüksekliğiyle Paris'i panaromik gören yerlerden birisi. Bol bol fotoğraf çekenleri göreceksiniz siz de es geçmeyin ve hem Paris'i tepeden hem de bazilikayı görsel olarak ölümsüzleştirin.

 


Bazilikanın arkasında bulunan mahalleye (Sanatçılar Tepesi ) Montmarte geldiğiniz zaman ufacık bir mahalle sizi içine saracak. Ne büyük sanatçılar(Dali, Van Gogh, Picasso vb.) Paris'e gelip buralarda yaşamış Fransız sanatçılar hep burayı tercih etmiş. Her sokağında tarihi koklayacağınız bir mahalle.



Karikatürünüzü çizmek isteyen ressamlar, resim galerileri, ufak ufak kafeler, restoranlar içe içe geçmiş ama cıvıl cıvıl insanı içine saran bir yer. Biraz soluklanmak gezilen yerleri sindirmek için bir şeyler içebilirsiniz. Daha sonra yine aşağı doğru ara sokaklardan inerken bir çok ünlü insanın evine rastlayabilirsiniz.

2. Chapelle et Canal Saint Martin


Monmarte gezisini bitirince Pigalle üzerinden yürüyerek ulaşacağımız Chapelle'in şöyle bir önemi var. Paris'te Kara Afrika'nın tüm insanlarını ve yaşam biçimini görebilirsiniz. Oldukça değişik sokaklarda açılan Afrika Pazarları, yerel kıyafetli bir sürü kabile insanları görülmeye değer.

Saint Martin KanalıSaint Martin Kanalı


Chapelle'i geçince Gare du Nord ve Gare de L'est boyunca yürüyerek Paris'in eşsiz kanallarından Canal Saint Martin'e gelelim. Kanal yanında oturan Fransız gençlerini göreceksiniz. İnsanlar marketlerden aldıkları içecek ve yiyeceklerle kanal yanında piknik yaparlar. Sohbetler gece yarılarına kadar devam eder. Kanal kenarında bulunan kafeler masalarını yola çıkarırlar. Müzik, eğlence, sohbet, kanalın sakinliği hepsini bir arada bulacağınız bir ortam. Republique meydanına kadar uzayan bir kanal. Gezimiz bitince meydanı görmeyi unutmayalım.

3. Republique ve Bastille Meydanı


Republique Meydanı Paris'te ki bir çok etkinliğe ev sahipliği yapan bir meydan. Büyüklüğüyle ve tam ortasında ki heykelle gerçekten benzersiz. Belediye bu meydana özel bir önem gösteriri.




İnsanlar için oturma grupları, kafeler, gençler için dinlenme noktaları. Republique'den Bastille'e bir bulvar geçerek ulaşabilirsiniz.Fransız Devrimi'ni simgeleyen Bastille meydanını ziyaret edip bu devasa meydana bakan kafelerde bir şeyler atıştırabilir ve içebiliriz.

5. GÜN



1. Disneyland ve Val d'Europe


RER A'ya binerek Marne-la-Vallée yönüne gidiyoruz. Disneyland'a gidiyoruz. Eğer gezinizi çocuğunuzla yapıyorsanız zaten mecbursunuz ama yalnızsanız ya da sevgilinizle de çocuklar gibi çok güzel vakit geçirebilirsiniz.

Eğer sıkılırsanız Disneyland'dan bir önceki durakta Val d'Europe durağında Parislilerin çok gittiği büyük alış veriş merkezine de uğrayabilirsiniz. Biz ülkemizde çok alışkın olduğumuz için fazla cazip gelmeyebilir ama Fransızlar özellikle Parisliler için böylesine büyük alışveriş merkezlerinin az olması nedeniyle ilginçliğini ve cazibesini devam ettiriyor. Siz de uğrayarak farklı ürünlere şehre göre daha düşük ücretlerle ulaşabilirsiniz.


5 günlük Paris gezimizi bitirdik. Daha uzun gelişlerinizde daha kapsamlı ve detaylı bir gezi programıyla ya da şimdilik 7 günlük gezi sayfasında görüşmek üzere.

Size yardımcı olabilecek yol haritaları için ise buraya tıklayınız.

0 comments:

Yorum Gönder

Siz de tecrübelerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.